- Para ile milli marş yazılmaz.
Ardından yarışma sonuçlandı. Yarışmaya katılan hiç bir eser beğenilmedi. Dönemin Maarif Vekili, Mehmet Akif Ersoy’un kapısına dayandı:
- Sizden Milli Marşımızı yazmanızı istiyoruz.
Akif, ‘olur’ dedi:
- Ama bir şartım var.
Ardından şartını söyledi:
- Vereceğiniz parayı kendim için almam. İstiklal Harbi’nin dulları ile yetimlerine bağışlarım.
Ve o muhteşem eser ortaya çıktı. Akif, dediğini yaptı. O dönem için çok büyük bir para olan 500 lirayı dul ve yetimlere bağışladı. Üstelik, sırtında giyecek bir paltosu yoktu. O Akif ki, bütün eserlerini topladığı ‘Safahat’ına İstiklal Marşımızı koymadı.
‘O artık benim değil’ dedi:
- İstiklal Marşı milletin malı olmuştur!
Akif, ‘olur’ dedi:
- Ama bir şartım var.
Ardından şartını söyledi:
- Vereceğiniz parayı kendim için almam. İstiklal Harbi’nin dulları ile yetimlerine bağışlarım.
Ve o muhteşem eser ortaya çıktı. Akif, dediğini yaptı. O dönem için çok büyük bir para olan 500 lirayı dul ve yetimlere bağışladı. Üstelik, sırtında giyecek bir paltosu yoktu. O Akif ki, bütün eserlerini topladığı ‘Safahat’ına İstiklal Marşımızı koymadı.
‘O artık benim değil’ dedi:
- İstiklal Marşı milletin malı olmuştur!